Sadece RESMİ sitelerin oyun fiyatlarını karşılaştırır
Kategoriler

Öneriler

Green Hell
40,00
den başlayan fiyatlarla
Battlefield™ 2042
419,99
den başlayan fiyatlarla
Hunt: Showdown
109,00
den başlayan fiyatlarla
Cyberpunk 2077 İnceleme

Cyberpunk 2077 İnceleme

Gecenin bir yarısı, Night City'de amaçsızca dolanıyorsunuz. Japon Kent'te, Arasaka'nın finansal kölesi olmuş bir mahallenin sokaklarında, renkli mi renkli "Sweet Clean Speed" ve pornografik beyin dansı reklamlarının süslediği gökdelenlerin altında buluyorsunuz kendinizi.

Bir ramen dükkânının, sosisli sandviç standının, çer çöp ile doldurulmuş otoyolun altında çeşitli çeşniler satan bir adamın yanından geçiyorsunuz. Yakınınızdaki kavşakta bir grup Hristiyan toplanmış, onları çevreleyen polislere "Kâfirler!" diyerek pankart göstererek bağırıyorlar. Onlarla birlikte Japonca konuşan birinin, oldukça yüksek sesli hoparlörlerden anons geçtiğini duyuyorsunuz, üstünüzde uçan arabalar gökdelenler arasındaki görünmez yollarına gidiyorlar. Gökyüzünde bütün bu ışık kirliliğine rağmen, net görülebilecek bir dolunay var. Güzel bir gece.

Judy Alvarez'in evinden yeni çıkmışsınız. Judy, oldukça zor zamanlardan geçiyor. Ona oldukça yakın biri cinsel saldırı, fiziksel travma ve hatta intihar dâhil birçok talihsiz olay yaşamış. Her an tekrar yanlışlıkla çıkarmak üzere yerlerine koyduğunuz kol bıçaklarınız eşliğinde bu konular hakkında biraz dertleştiniz (İşte böyle de yüce yürekli birisiniz). Bir de ara yüzünüzün bir köşesinde, bir süre önce aldığınız havalı keskin nişancı tüfeği ile ilgili bildirim eşlik ediyor size. Tamam bildirim, altı üstü bir tüfek aldım işte. Anladık. Yeter.

Cyberpunk 2077
Cyberpunk 2077
166,83
den başlayan fiyatlarla

N'aparsınız, Judy de mükemmel bir karakter değil sonuçta, siz niye öyle olasınız ki? Onun için oldukça özel bir şey konuşurken, kızcağızın defalarca sandalyelere takılmasına ve odada hayalet gibi süzülmesine şahit oldunuz. Dediğimiz gibi, n'aparsınız işte, arkadaşlık böyle hataları görmezden gelmeye dayanır. Değil mi? Judy'e oldukça değer veriyorsunuz.

7Çok İyi
ile deneyimlendi
  • Türkçe dil desteği var
  • Hikâyesi sürükleyici ve siberpunk tarzının yeri doldurulamayacak bir parçası
  • Oyunun içinde kendinizi kaybetmeniz olası, ilişki kurduğunuz karakterler iki boyutlu karakterler değiller
  • Yapay zekâsı kötü, düşmanlar ve NPC’ler çok tekdüze
  • Çok büyük optimizasyon sıkıntıları
  • Oyun siz orada değilken yaşayan ve değişen bir dünya yaratmakta pek başarılı değil

Night City'deki yürüyüşünüzde aklınızın bir köşesinde hep. İleride havada süzülen bir sokak lambası var. Binalara dayanmış, görünmez bir gitar alan bir sokak sanatçısı onun biraz ilerisinde. Arkasında bir görünüp bir kaybolan bir gökdelen. Bir Night City klasiği. Neyse ki sonradan yamalar sayesinde bu talihsiz sokak sanatçısı gitarına kavuşacak... Sanki bir şeyler ters gidiyormuş hissiyatına kapılıyorsunuz. Arabanızı aynı Roach gibi hiç beklemediğiniz bir yerden ulaşıyor size. Beton bir bariyerin içinden geçerek hızını alamıyor. Arabanıza yaklaştığınızda gaipten bir minibüs çıkıyor önünüze. Arabanız ile hayatta kalma savaşı verdikten sonra arabanız galip geliyor ve önünüzde durmak yerine size çarpıyor. Yere düşüyorsunuz. Judy'i aramak geçiyor aklınızdan.

Aah ah. İşte Cyberpunk 2077'de sıradan bir gün. Fazlaca hata barındıran, inanılmaz bir hikâyeye sahip bir RYO.

Night City'de Uzun Bir Gün

Uzun süredir gördüğümüz en iyi açık dünyalardan birine sahip Cyberpunk 2077. 

Şehrin eteklerindeki çöpten dağlarda dolaşmayı, uzaktan şehrin silüetini seyretmeyi sevdiriyor insana. Yalnız tek bir problem var, şehre gittikçe yaklaştığınızda o silüetin yarattığı hayaller parçalanıyor. Bazen eski Arasaka anıtının etrafındaki sis o kadar kalınlaşıyor ki binaların tepelerini göremiyorsunuz. Her şey turuncu bir ışıkla kaplanmış oluyor. Trafiğe değinecek olursak, o da sadece sizin etrafınızda işliyor.

Night City'deki uzun soluklu deneyiminizi doruklara çıkarmanın bir yolunu arıyorsanız, size Lenovo Legion 5 Pro modelini önerebiliriz. Malum, Night City çok hızlı olduğundan sizin de bu hıza ayak uydurmanız gerekiyor. Siz Mantis Blade'iniz ile yeterince hızlı olduğunuzu düşünebilirsiniz ama bu bambaşka boyutta bir hız.

Legion 5 Pro
Legion 5 Pro

AMD Ryzen™ 7 5800H'ye kadar

NVIDIA® GeForce RTX ™ 3070'e kadar

16" QHD Ekran

Dememiz o ki, onlarca Arasakalı mafyayı veya sokak çetesini alt edip sonrasında bu şehri ultra ayarlarda uzaktan seyretmek Legion 5 Pro ile çok keyifli!

Cyberpunk 2077 mantis blades

Bir de Biotechnica çiftliği var o tamamen ayrı bir mesele. Ufka uzanan bir çadır şehri, sentetik protein çiçeklerine bakan ileri geri vızıldayan ulaşım araçlarının sürüleri. Buradan, Night City bir kar küresi içinde bir şehir kadar küçük görünüyor. Yürüyerek gidebileceğiniz bir yer... Şehrin curcunasını iliklerinizde hissedebileceğiniz kadar yoğun. Night City üzerinde sayısız sanatçının emeği var, orası belli.

Cyberpunk 2077 night city

Ama daha da yakından bakarsanız kusurları görmeye başlıyorsunuz. NPC'ler kuklalar gibiler, amaçsızlar. Ruhları yok. Aynı adama şehrin birçok yerinde oturmuş aynı gitarı çalarken rastlayabiliyorsunuz. Bir Rave partisine rastladığınızda aynı kişiden üç beş tane görmek mümkün. Üçüz olma ihtimallerini hesaba katmıyoruz tabii ki. Hatta beşiz... Altız? Bazen uzakta bulunan oyun içi dokuların yüklenmesi çok uzun zaman alıyor. Bazen de bir anda iş çıkışı trafiği önünüzde beliriyor. Night City bir simülasyondansa, çok iyi tertiplenmiş bir sahne hissini veriyor.

Ama bunlara çok takılmamayı başarabilirseniz, gördüğünüz her kare capcanlı birer sahneye dönüşüyor. Night City, Red Dead Redemption 2'nin American West ve Grand Theft Auto 5'in Los Santos'u da gibi açık dünyaların, yani en iyilerinin arasında. Rockstar sonunda dişine göre bir rakip buldu. Bütün hatalara rağmen hâlâ, şehrin atmosferini yaşamak, Night City'nin bir parçası olmak için verdiğiniz her kuruşa değer.

Bu, içeriğindeki hikâyelerin asla tam olarak boy ölçüşemediği inanılmaz bir çalışma.

John Prick

Cyberpunk'ın ana görev hikâyesi ilginç fikirlerle dolu, ama ne yazık ki tutarsız karakterler ve tutarsız odak noktaları erişebilecekleri başarıyı gölgeliyor. Keanu Reeves'in huysuz hâli tarafından canlandırılan Johnny Silverhand ve sizin karakteriniz V, elinden her iş gelen bir paralı asker, hikâyemizin yıldızları. Basitçe anlatmak gerekirse V üst düzey bir kurumsal suikastın tesadüfi bir tanığı oluyor ve canı pahasına Johnny ile çalışmak zorunda kalıyor. Talihsiz olay silsilesi sonucunda Johnny Silverhand'in bilincinin bir yedeği V'nin beynine yerleşiyor. V'nin bilincinin üzerine, sanki eski dolu CD'lerin üzerine yeni veri yazarcasına zihnini yavaşça ele geçirmeye başlıyor.

V'nin Johnny üzerindeki etkisi, en az Johnny'nin V üzerindeki etkisi kadar önemli. Hikâyeyi yönlendirecek kararların kalbinde bu ikilinin var. Johnny itici, kaba, kadın düşmanı biri. Johnny'yi değiştirmek sizin elinizde, tabii onun önce sizi değiştirmeyeceğini varsayarsak. İş bitiricilerin, arkadaşlarınızın ve şirketlerin etkisi de göz ardı edilemez tabii.

Johnny silverhand cyberpunk 2077

Kafanızdaki deli rock yıldızını susturmakla onu değiştirmeye çalışmak arasında kalmak tam da böyle bir RYO'da olmasını beklediğimiz, inanılmaz ve bir yandan acı verici bir detay. Vereceğiniz her karar ideallerinize bağlı kalmak üzere verdiğiniz bir mücadele.

Belki de Johnny Silverhand'in karakteri daha tutarlı olsaymış daha iyi olurmuş. Ama n'apalım. Herifin “kodlarında” var bir tutarsızlık. Ana hikâyede verdiğiniz kararlarla Johnny'i biraz da olsa iyi yola sokmuşken, yan görevlerde eski dallama hâli ile karşılaşmak biraz hayal kırıklığı yaratabiliyor. Johnny'nin konuşmalarına yaptığı yorumlar da ayrı mesele. Bu rockçının ağzından çıkan her kelime duvarlara graffiti ile yazılmış anarşi sloganları gibi. Keanu da bunu aktarırken oldukça iyi bir iş çıkarıyor. Johnny ile ilişkinizin geldiği yer her ne kadar tatmin edici olsa da verdiğiniz emeklere pek değinilmiyor.

Yine de Johnny, V'nin hikâyesinde vazgeçilmez bir parça. Gerçekten. Vazgeçilemez. Hani gerçekten sonu ölümle bitebilir... Kapitalizmin kötü olduğu vurgulansa da bu problemi çözmek için bir eylem yok ortada. Cyberpunk bu probleme karşı durmak yerine neden bu kadar korkunç bir sistem içinde yaşamayı seçtiğimizi sorguluyor ve V'yi, hayatındaki insanları ve onların hayatta kalma çabalarını konu alıyor.

Hikâye casusluk, sabotaj ve şirketler üzerine komplo teorileri ile iç içe. Bunların hepsini V'nin açısından yaşıyoruz. V ölmek istemiyor, bilincinin Johnny tarafından ele geçirilmesini istemiyor. Hayatında bir şeyler başarmak istiyor sadece. V'nin hikâyesi böyle başlıyor işte ve ona yön vermek sizin elinizde. Kimlerle anlaşıp kimlerle buluştuğunuzla, Johnny hakkında öğrendiklerinizle değişiyor hikâye.

Night City Sakinleri

Night City'nin vatandaşları oldukça tarz sahibi diyebiliriz. Çeşitli saç modelleri, kişiliklerini ve kendilerini yansıtan tarzları ve bunlara uygun siber donanımları ile oldukça ilginç görünüyorlar. Mekanik bacaklara sahip kovboylar, dövmeli yakuzalar, siber donanım ile bezenmiş yüzler, neon gözlükler takmış 80'lerin rockçıları ve sibernetiklerinden insanlıklarına dair bir kanıt kalmamış tiplere rastlayabilirsiniz. Night City'nin tarihî ve kültürel katmanlar ile dolu, canlı bir metropol olduğuna dair gerçek bir his yaratıyor. Herkes de çok havalı görünüyor.

Arka plan hikâyeniz için üç seçeneğiniz var. Şirketçi, Sokak Çocuğu ve göçebe. Hikâyeye Şirketçi olarak Arasaka binasında, Göçebe olarak Badlands ‘de, Sokak Çocuğu olarak El Coyote Cojo barında başlıyorsunuz. Night City’e körlemesine atılıyorsunuz. Başınız biraz belaya giriyor. Ama kollarınızda her an çıkarabileceğiniz bıçaklar olunca daha kolay oluyor tabii. Oyun da karakterimizin hikâyesini oldukça destekliyor. Vermek zorunda olduğumuz kararlar ona şekil veriyor. Hatta konuşmalarda geçmişlerinize göre diyalog seçenekleri bile çıkıyor.

Oyunda toplamda 6 son var ve seçimleriniz, kimlerle ilişki kurduğunuz bu sonları etkiliyor. Sade ve sıkıcı sonlar değiller. Saatlerce bir sinematiğin bitmesini beklemiyorsunuz. Bir bir dramatik olaylar olurken, siz de oyuncu olarak sonun bir parçasısınız.

Night city npcleri cyberpunk 2077

Eğer siz de bizim gibi yan görevlere takılıp kalırsanız oyunun sonunu görmeniz en az 80 saat alıyor. Bazı karakterlerin yan görevlerinin hikâyelerini takip edip sonlarına ulaşırsanız, bütün ana hikâyenin gidişatını etkileyebiliyor. Akranları arasında saygı görmek için mücadele eden inatçı bir göçebe olan Panam ile vakit geçirmeyi tercih edebilirsiniz. Hatunla zaman geçirmek oldukça keyifli. Johnny'nin trajik geçmişini öğrenmek için günlerinizi harcayabilirsiniz. Hatta hazır bunlarla uğraşıyorken kurallarına göre yozlaşmış bir teşkilatta hayatta kalmaya çalışan bir polisin görevini de yapabilirsiniz. Adam seri katilleri yakalamak için inanılmaz yöntemler kullanıyor. Ha bu arada, taksi şirketiyle arkadaş olabiliyorsunuz. Basbayağı bildiğiniz, bilinci olan bir yapay zekâ kendisi. Hatta bu hikâye zincirini oynarken Portal oyunundan eski bir dostunuza bile rastlayabilirsiniz. Pek sevecen değil ama biz uyaralım da.

Derinliği olan yan görevlere nadiren rastlıyorsunuz. Çoğu yan görev git buradan bunu çal, git şunun deposuna gir, şunu öldür. Bir noktadan sonra sıkıcı gelebiliyor. Ama Witcher'ın Kanlı Baron'una taş çıkaracak bir iki tane bile çıkıyor aralarından.

Uçan NPC Sabri

Oyun, neredeyse bütün dramatik sahnelerde rastlayabileceğiniz hatalarla dolu. Bir türlü başınızdan atamadığınız bildirimlerle dolu ara yüzden tutun, nişangâhınızın kaybolması gerektiğinde kaybolmamasına, hatta ve hatta komut dosyalarındaki hataların aksiyon sahnelerini mahvetmesine kadar bir sürü sorun var. Mesela ana hikâyede heyecan verici bir sızma operasyonunu yürütürken bütün havanız iki salak asansör yüzünden bozulabiliyor. Bunu çözmeniz için de birkaç kez oyunu kaydedip tekrardan yüklemek zorunda kalıyorsunuz.

Mesela, bir göçebe ile poligon yarışması yapacaksanız vay hâlinize! Bir anda gaipten önünüzde bir grup çocuk NPC bitip bütün keyfinizi bozabilirler. Sizin de tahmin edebileceğiniz üzere oyunda çocuklara silah doğrultamıyorsunuz. Haliyle yarışma süresinin dolmasını ve göçebe "arkadaşınızın" size bok atmasını dinlemek zorunda kalıyorsunuz. Hatalar daha çok görsel işitsel ağırlıklı. Örneğin bir NPC ile arabada giderken arabanın sesinin kesilmesi, beton duvarlardan geçen NPC'ler, kapalı asansörlere binmeye çalışanlar, Johnny'nin sigarasının havada kendi kendini içmesi, dramatik ve üzüleceğiniz bir sahnede elinizde silahınızın kalmış olması... Uzar da uzar. Bu kadar sık olmasalar, çok göze batmayacak hatalar.

Cyberpunk 2077 lizzy's bar

Hikâyenin son sahnelerinde bile rastlayabilirsiniz böyle hatalara. İlk gün yamasından sonra bile pek fazla şey değişmedi. Özellikle oyunun konsol versiyonları tam bir fiyaskoydu. Sony oyunu PS Store'dan kaldırdı. Konsollar oyunu kaldıramadığından, bildiğiniz oynanamıyordu. Bu da oyunun hayranları arasında büyük bir hayal kırıklığına sebep oldu. En azından oyuncuların paralarını iade ettiler. Geçen günlerde oyunun ilk büyük yaması çıktı. Ama ne yazık ki o da pek fazla bir şey değiştirmiş değil. Yine aynı hatalar. Hâlâ sadece biraz hızlı koştunuz diye panikle kendini yere atan NPC'ler var. Judy hâlâ odanın içinde uçmaya devam ediyor. Ama iyi yanından bakmak gerekirse sokak sanatçıları gitarlarına kavuştu. Tüm bu problemler hâlâ düzeltilebilir. Yine de oyunun en ideal versiyonuna erişmesine daha çok var. Küçük ve emin adımlarla yürümeye çalışıyor Cyberpunk 2077.

Fallout: New Vegas da en başta bir kaos içindeydi, zamanla yamalarla düzeltildi. Red Dead Redemption 2, başlangıçta belirli GPU ve CPU kombinasyonlarıyla ilgili öngörülemeyen sorunlardan muzdaripti. Witcher 3 bile ilk çıktığında sorunlar yaşıyordu. Onu da düzelttiler. Böyle oyunlarda hataların bulunması oldukça normal. Ama 8 yıllık bekleme süresi olan bir oyunun daha iyi olmasını bekliyorduk doğal olarak. Final Fantasy 15'i hatırlatmadı değil. O da 10 yıl bekletip karşılığını pek verememişti.

Bugün Ne Giysem?

Aralarından seçim yapabileceğiniz pek çok kıyafetle, moda (ve araba satın alma) oyunun öne çıkan özelliklerinden biri. Sadece tek bir sorun var, o da tarzınız için bazı zırh bonuslarından vazgeçmeniz gerekiyor. 

Oyunu oynayış tarzınız da önemli! Bir yandan Deus Ex'teki gibi sinsi sinsi gizlenerek, birilerini hackleyerek veya silahlarınızla birilerinin kafasını dağıtarak oynayabiliyorsunuz. Silah ve zırhlarınızın benzersiz özelllikleri var. Gerçi bu özelliklerin hepsi kime ve neye karşı kullandığınıza bağlı ama olsun. Bunların hepsi tarz meselesi. Oyunun her safhasında heyecan verici yeni silahlar bulmak mümkün. Görünüşleri de en az özellikleri kadar havalı. Her silah oldukça detaylı ve etkileyici bir şekilde modellenmiş. Patlayan kafalar, kopan uzuvlar ve patlamalarla uçuşan düşmanlar CD Projekt'in yaptığı işte başarılı olduğunu gösteriyor. Deus Ex tarzı daha aksiyondan uzak oyuncular için keşfedebilecekleri kurnazca saklanmış balkonlar ve kanalizasyonlar var. Tabii bunların hepsini her hareketinize aynı tepkiyi veren düşmanlarla oynamak sıkıyor.

Night City gizlice girebileceğiniz depolarla, cephaneliklerle ve gizli laboratuvarlarla dolu. Çoğunlukla mahallenizin sevgili iş bitiricileri size onlarla ilgili işler bağlıyor. Bir depoya sızın ve birine suikast girişiminde bulunun, esir kaçırın, veri çalın. Bu tarz görevler karşınıza oldukça fazla çıkacak ondan dolayı bir noktadan sonra fazla sıkabilir. En azından bunların hepsini aynı şekilde yapmak zorunda değilsiniz. İsterseniz dalın deponun birine içindeki herkesi vurun, isterseniz gizlice girin ve yolunuza çıkanı bayıltarak hedefinize ulaşın. Seçenekleriniz bol! Siber Ninja bile olabilirsiniz. Hızlı hackler kullanarak kameraları ve taretleri kapatabilir, katana ile hazin sonlarına ulaşmadan önce düşmanları kör edebilirsiniz. Ama bir süre sonra, bütün kazanım puanlarınızı tek bir özelliğe yatırdıktan sonra her şey sizin için daha kolay ve sıkıcı gelmeye başlayabilir. Böyle bir durumda oyunda başka stratejiler denemek işe yarıyor. Mesela şimdi biraz gizlilik üzerine oynadınız diyelim, sıkıldığınızda az dişinizi sıkın ve fiziksel gücünüze kasın. Siber donanımınızı değiştirin. Kombinasyonlar sınırsız. Mesela gizli gizli oynamak için gözlem yeteneğiniz oldukça önemli. Düşmanın sizi görüp göremediğine dikkat etmeniz ve devriye gezdikleri güzergâhı takip etmeniz lazım. Gizlilik bir noktadan sonra sıkıyor. Siz de sıkılırsanız daha agresif hızlı hackler deneyebilirsiniz. Mesela düşmanlarda zehirli bir etki bırakan Sirayet gibi. Bunu bir de susturuculu silahlar ile birleştirin. Of. Hızlı hacklerle işini bitiremediğiniz düşmanları böyle alt edebilirsiniz. Dövüş ve gizlilik isteyen görevler tamamen oyuncuya bırakılıyor. Keyfiniz nasıl isterse aynen öyle. Oyun sizi taktiksel kararlar vermeye zorlamıyor. Bir sürü seçeneğiniz var. Mesela sadece yumruklarıyla dövüşen bir hacker veya silahını ölümcül olmayacak bir şekilde modifiye etmiş, boşboğaz bir pasifist olabilirsiniz.

Cyberpunk 2077 açık dünya rpg oyun

Kim var orada!? Ha rüzgarmış.

Tabii bütün bu aksiyon içinde düşman yapay zekânın etkisi de önemli. Bu durumda etkisizliği oluyor işte. Düşmanlar çok sıkıcı, hatta salak bile diyebiliriz. Skyrim muhafızlarıyla eminiz ki iyi anlaşırlardı. Herif devriye gezerken sizi görüyor, o kırmızı göz kutusunun dolduğunu görüyorsunuz sonra bir kasanın köşesine sığınıp gizleniyor, NPC’nin kendi kendine söylenmesini dinliyorsunuz. Belki de söylenmekte haklısın sevgili NPC. Bize de böyle davransalar biz de söverdik.

Sokakta yürürken rastgele eğilip çığlık atanlar mı dersiniz, aynı üç cümleyi tekrarlayan yüzlerce aynı NPC mi dersiniz… İnsan daha fazla şey bekliyor. Mesela sokakta dolaşan daha değişik tipler, amacı olan NPC’ler. Bazen, acaba kasıtlı mı diye düşündürmüyor değil. Çünkü oyunda genel olarak toplumsal bir eleştiri var ve bu NPC’ler eleştirinin bir parçası olabilirler. Büyük şirketlerde çalışan, işe yetişmeye çalışan robotlar gibi… Değil mi? Biz mi fazla anlam vermeye çalışıyoruz? Tabii, iyi yanlarından bakmak lazım.

Bir de trafiğin akışından bahsetmemiz lazım ki, bu yine büyük bir sorun. Şehrin içinde bir trafik akışı varmış gibi hissettirmiyor. Arabanıza bindiniz, trafik lambasının kırmızı yandığını görüyorsunuz. Yaklaştınız ve bir anda, aniden trafik lambası yeşil yanmaya başladı. Aaa nasıl oldu acaba? Trafik tamamen sizin o an orada bulunmanıza göre şekilleniyor. Hâlihazırda bir trafik olsa ve siz bunun bir parçası olsanız daha iyi olabilirdi.

Cyberpunk’ın Geleceği

Her şey bir yana, Cyberpunk 2077'nin geleceği umut verici. Oyunda geçirdiğiniz sürenin hepsini aksiyonla geçirmek zorunda değilsiniz. Dostlarınızla, düşmanlarınızla, yapay zekâlarla ve suçlularla muhabbetin dibine vurabilir, ara sokaklarda gezerek manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Hatalarını saymazsak, Cyberpunk 2077 güncel donanımlı bilgisayarlarda nitekim iyi çalışıyor. Fakat biraz daha güncel olmayan ortalama donanıma sahip bilgisayarlarda ayarlarının bir elden geçirilmesi gerekiyor. Orta ayarda yine rahat oynarsınız, ama arada mutlaka o FPS düşüşlerini yaşarsınız. En azından bizim tecrübelerimiz bu yönde oldu. Nvidia, Cyberpunk için oldukça güzel ve oynanışınızı rahatlatacak, hatta iyileştirecek özellikler sunuyor. Ama ne yazık ki, başka marka kullananların serzenişte bulunmalarına sebep olan klasik Nvidia ayrıcalıklarından biri bu. Belki bir gün... Her neyse. Her hâlükârda yeni ekran kartları Cyberpunk'ı rahatlıkla çalıştırıyor. Ortalama ekran kartları da oyunu ortalama bir şekilde çalıştırmaya yetiyor.

Sevdiğiniz ve etkileyici popüler oyunları kendi dilinizde oynamak çok önemli bir şey. Ki çoğu oyunda ne yazık ki daha sahip olamadığımız bir ayrıcalık bu. Böylelikle oyunu daha yakından deneyimleyebiliyorsunuz. Cyberpunk’ın Türkçe dil desteği var. Oyunun yerelleştirmesi, Witcher 3’ün yerelleştirmesini yapan 23 Studios tarafından yapılmış. Oldukça iyi bir iş çıkarmışlar. Öyle ki diyaloglar katiyen göze batmıyor. Karakterlerin birbirlerine “kanka” dediğini görmek, V’nin günlüğünde yazanların içimizden bir parça olması özellikle hoşuna gidiyor insanın. Kullanılan dili oldukça uygun bir şekilde Türkçe’ye uyarlamışlar ki hiç yabancılık çekmiyorsunuz. Örneğin Mox kızlarıyla Maelstrom delilerinin arasındaki konuşma farkını anlıyorsunuz. Özellikle oyun menüsündeki çipleri kontrol etmenizi öneririz. Oyunla ilgili daha fazla bilgi edineceğiniz ve çevirilerinden oldukça eğlenebileceğiniz metinler mevcut.

Cyberpunk verdiğiniz paraya değecek bir oyun. Witcher 3, Cyberpunk 2077 ile sıklıkla karşılaştırılıyor. Witcher birçok açıdan daha iyi olabilir, özellikle diyaloglar açısından. Ama tamamen farklı alanlarda iddialı olan oyunları karşılaştırmak da çok mantıklı değil (Biri fantastik ve üçüncü şahıs açısıyla oynanıyor, diğeri bilim kurgu birinci şahıs). Cyberpunk taa William Gibson'un Neuromancer'ı zamanında oluşturulan tiplemelere bağlı kalarak teknokapitalist bir geleceği aktarıyor bize. Cyberpunk 2077, adı da üstünde, siberpunk tarzına sadık bir oyun. Hikâyede V'nin suç ve açgözlülük dolu hayatına dalıp gitseniz de her hareketinin altında güç ve para adına reddettikleriniz oldukça önemli bir yer tutuyor. Cyberpunk 2077, yakın ilişkilerle ilgili bir oyun. Tabii soğuk kalpli bir karakteri oynuyorsanız da zirvede yakın ilişkileriniz olmadan nasıl bir hayat süreceğinizle ilgili. Karar vermeniz gereken anlar oldukça dramatik (Evet, senden bahsediyoruz hareket etmek yerine T pozu yapan karakter modeli).

Bizim tavsiyemiz hatalardan rahatsız oluyorsanız birkaç ay içinde oynamayı denemeniz.

 

Cyberpunk 2077 Yayınları